NURETTİN BURHAN | SON UYARI ! Makalesi | Yeha

SON UYARI !

Image

SON UYARI !

NURETTİN BURHAN
18.06.2018

Hâşa, hadime değil uyarı yapmak; "son hatırlatma" diye düzeltelim hadi.

Çünkü, referanduma gidilirken, birkaç kez anlatmıştık, çeşitli mecralarda.

Onun için "hatırlatma" demek doğru olacak.

"Uyarı"yı da yabana atmayalım yine...

Gerçekten "köprüden önce son çıkış"tayız. Hem valla hem billa.

Bu pazar günü vereceğiniz oylarla, geri dönüş yapmazsanız, bunun telafisi
asla ve asla yok artık.

Partilere falan oy verip, milletvekili falan seçeceksiniz ya...

Onların hiç ama hiç bir önemi, kıymet-i harbiyesi yok, gerçekten yok!

Altı yüz milletvekili, üçer de yardımcı personel, 2.400 kişi devletten,
yani sizin kesenizden, ayda yirmi beş bin lira alıp, oturacak.

Onların belki hiç biri bakan olamayacak; bakanlar dışarıdan, sizin seçmediklerinizden, tanımadıklarınızdan olacak.

Yok artık öyle, atlayıp Ankara'ya gidip, yanına milletvekilini de alarak bakana çıkıp sorununu halletmek.

Çünkü milletvekilin de ulaşamayacak bakana, o da tanımayacak belki.

Bakanlar Saray'da olacak. Saray'ın kapısına bile yaklaşamayacak kimse;
şimdi olduğu gibi...

Bakanlar üzerinde kimsenin yaptırım gücü olmayacak.

Çünkü onların, sizin oylarınıza ihtiyacı olmayacak.

Meclis'ten de bir çekintileri olmayacak; araştırma yok, soruşturma yok, gensoru yok... Bakanlar bir tek kendilerini bakan yapana bakacaklar. Hem de gözünün içine... Çünkü bakanlıktan atılmaları, bakan yapılmalarından da kolay.
Bakanların gözünde milletvekilleri nasıl sıfırsa, cumhurbaşkanı gözünde de bakanlar sıfır. Statüleri bire sekreter statüsü...

"Bunlardan bize ne!" mi diyorsunuz?

Olabilir, böyle düşünebilirsiniz.

Bir de şöyle düşünün:

Parlamento etkisiz, bakanlar yetkisiz; devletin tüm kurumları "tek adam"a
bağlı ve yalnız o tek adamın dediği oluyor...

O tek adam bir gün rahatsızlandı; beyin fonksiyonları tam çalışmıyor.

Bir gün dediğini, ertesi gün unutuyor. Bazen bulunduğu yeri unutuyor...

Ve çocuklarınızın, torunlarınızın tüm istikbali onun iki dudağından çıkacak
tek söze bağlı; ya çok kötü bir karar verirse...

Yine mi "bize ne!" diyorsunuz?

O zaman, benim söyleyeceğim söz de bitmiştir.

Günlük, geçici çıkarları için kapatılmış gözlere ve kararmış vicdanlara söylenecek söz yoktur!

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..