NURETTİN BURHAN | TABLO Makalesi | Yeha

TABLO

Image

TABLO

NURETTİN BURHAN
12.05.2018

Kalp kırmadan...

Köyde ya da kentte, kimimiz yıllar yılıdır komşuyuz, kimimiz de yeni komşu olduk.
Bakmayın, "komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş" diyen hasetçilere; "Komşu hakkı, kardeş hakkı gibidir" derdi büyüklerimiz. "Komşu, komşunun tuzuna muhtaçtır" sözünü de unutmayalım. O zaman niye komşularımızla kötü olalım? Hem de başkaları yüzünden...
Seçime gidiyoruz. Sadece seçime. Altı üstü bir seçim...
Hiç mi yapmadık şimdiye kadar; üff onlarca kere. Biri bitti, diğeri başladı. Hepsi geçti gitti. İktidarlar kuruldu, iktidarlar yıkıldı. Seçtiklerimiz, gelip gelip geçtiler; birçoğunun adını sanını çoktan unuttuk. Ama; iyi ya da kötü hallerimizle, yine köyde veya kentte o komşularımızla baş başa kaldık. Yine öyle olacak...
Sevdiklerimiz, beğendiklerimiz de olsa; birileri seçilip gidecekler, biz yine baş başa kalacağız. Yine çocuklarımız sokakta ya da parkta birlikte oynayacaklar. Yine biribirimizin tuzuna muhtaç olacağız... Onun için; bir seçim yüzünden biribirimizin kalbini kırmayalım. Başaramaz mıyız bunu, biz insan değil miyiz?
Merak bile etmeyelim, kimin hangi partiye oy verdiğini. Bize ne, onun tercihi...
Dünyanın tüm uygar ülkelerinde seçimler gerçekten böyle.
Seçim sürecinde tüm partiler ve adaylar; programlarını ve vaatlerini tüm iletişim yollarıyla halka duyururlar, buna göre oy isterler. Tabii ki bir de yüz yüze bunu kamuoyu önünde tartışırlar, böylece seçmenlere karşılaştırma fırsatı da verirler. Karar halkındır artık.
"Bizde öyle değil ama...!" diyeceğinizi biliyorum.
Evet haklısınız; bizde bir başka türlü yürüyor bu süreç.
Nobran, abartılı, görgüsüz, şaşaalı, tantanalı. Gücü ve parası olanın gösteriyi, gösterişe dönüştürdüğü hatta yalnız gözlerimize ve beynimize hitabetmek yerine; açlığımızı ve ihtiyaçlarımızı bile kullanarak, midelerimize ve ceplerimize hitabettiklerini de görüyoruz, ne yazık ki! Keşke bu kadar da aşağılamasalar bizi; ama yapıyorlar işte...
Olsun. Yine de biz aklımızı, düşüncemizi, sağduyumuzu öne alalım.
Hepsini dinleyelim, bakalım ne diyorlar. Aslında, "benim partim ve adayım belli, ben başkasına oy vermem" önyargısında olmasak, bir takım tutar gibi, bir dine inanır gibi katı taraftar olmasak tabii ki daha iyi, daha insanca olur. Bilimsel olanı da bu; çünkü bilimin gereği olarak, siyasi yapılar da insani düşünceler de değişebilir.
Neyse... Var olan durumu kabulden hareket edelim.
Bu durumda yine de biz, en azından kalp kırmamayı başarabiliriz.
Çünkü kavga edip, kalp kırsak da durumu değiştiremeyeceğimizin farkında olmalıyız. Tuttuğumuz parti veya desteklediğimiz aday seçimi kaybedebilir; hiç değilse biz, kalp kırarak komşu ve dost kaybetmeyelim bari...
* * *
Özür dilerim; baştan söyleyeceğimi sona bıraktım:
YEHA'nın bu sayfasında, Sayın Sait Karaduman'ın davetiyle yazdığım ilk yazı bu.
Ona teşekkür ederken, sizlere de yürekten bir "Merhaba!"....

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..